COP 23’ün ardından: Başlıca tartışılan konular, Kararlar ve Sonuçlar

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Taraflar Konferansı’nın (COP 23) 23. toplantısı, Almanya’nın Bonn kentinde, Fiji Hükümeti’nin başkanlığında, 6-18 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. İlk kez bir ada devleti tarafından üstlenen başkanlık, COP21’de Paris Anlaşması’nın kabulünden sonraki ikinci toplantı olarak düzenlendi.

22 Kasım 2017 tarihi itibariyle,170 taraf ülke Paris Anlaşması’nı onayladı. Sözleşmeye taraf olan 197 ülkeden 195’i ilk aşamada imzalamıştı. Anlaşma’nın ilk başta yeterli önlemleri içermediğini savunan Nikaragua Hükümeti, daha iyi bir alternatifin olmadığını kabul etmesinin akabinde COP’un başlamasından hemen önce onayladığını bildirdi. Bununla birlikte, 2011 yılından bu yana iç savaşa sorunları yaşayan Suriye, 7 Kasım tarihi itibariyle Anlaşmayı imzaladığını açıkladı. Bu gelişmeler sonucunda, Amerika Birleşik Devletleri, Paris Anlaşması’nı reddeden tek ülke oldu, ancak resmi olarak anlaşmadan çekilmesi için 4 Kasım 2020 tarihini beklemesi gerekmekte.

Bu yıl düzenlenen Taraflar Konferansı’nın daha teknik tartışmalar içeren ve bu tartışmaları ileriki safhaya aktarmayı amaçlayan bir yapıda geçtiği gözlemlenmiştir. Delegeler Paris Anlaşması kapsamında uygulama yükümlüğü getiren tüm unsurları içeren doküman “Paris Kural Kitabı (Paris Rulebook)” adı altında kapsamlı çalışmayı ve Karar Metni’ni (Decision Text) hazırlamıştır. Bu çalışmalar COP24’te gündeme gelecek ve kabul edilecektir.

“Fiji Uygulama Hareketi (Fiji Momentum for Implementation)” adıyla belirtilen ana COP kararı üç maddeden oluşmaktadır: 2020 öncesinde geliştirilmiş uygulama ve hedeflerin yürütülmesi, Paris Anlaşması Çalışma Programı’nın yinelenmesi, Fiji tarafından Talonoa Diyalogu olarak yeniden adlandırılan “Kolaylaştırılmış Diyalog (Facilitative Dialogue)” oluşturulması.

Ülkeler “Enerji Üretiminde Kömür Kullanımının Azaltılması İttifakı”nı (Powering Past Coal Alliance) Bonn’da hayata geçirdi:

COP23’te çeşitli ülkeler, özel sektör ve diğer ortaklar tarafından yeni bir işbirliği oluşturuldu: “Kömür Kullanımının Azaltılması İttifakı (Powering Past Coal Alliance)”. İttifak,  kömürden üretilen enerjinin aşamalı olarak azaltılmasını amaçlamaktadır. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), kömür ile çalışan enerji santrallerinin küresel enerji üretiminin neredeyse %40’nı sağladığını belirtmekte, karbon kirliğini oluşturarak iklim değişikliğine neden olan temel faktörlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda hava kirliği oluşturarak çeşitli hastalıklara ve sağlık sorunlarına yol açtığı da vurgulanmaktadır.

Kanada ve Birleşik Krallık tarafından hayata geçirilen bu İttifak’ın üyeleri, kömür kullanımının aşamalı olarak azaltılmasını ve sürdürülebilir ekonomik dönüşümün sağlanmasını belirten bir deklarasyona imza atmışlardır. Özel sektör ve diğer ortaklar ise enerji üretimini temiz kaynaklardan kullanmayı taahhüt etmişlerdir. Bu hedefleri gerçekleştirebilmek adına iyi örnekler, tecrübe paylaşımları yapılması hedeflenmekte ve iklim finansmanı ile bu çalışmaların desteklenmesi amaçlamaktadır.

16 Kasım tarihi itibariyle aşağıda yer alan hükümetler Kömür Kullanımının Azaltılması İttifakı’na (Powering Past Coal Alliance) katılmışlardır:

–          Alberta

–          İngiliz Kolombiyası

–          Birleşik Krallık

–          Ontario

–          Quebec ve Vancouver

–          Angola

–          Avusturya

–          Belçika

–          Danimarka

–          Finlandiya

–          Fiji

–          Fransa

–          Kanada

–          Kosta Rika

–          İsviçre

–          İtalya

–          Lüksemburg

–          Marshall Adaları

–          Meksika

–          Hollanda

–          Yeni Zelenda

–          Niue

–          Portekiz

–          Washington DC (ABD)

Deklarasyona ulaşmak için lütfen tıklayınız.