Marakeş, Fas’ta gerçekleştirilen COP22 iklim zirvesinden başlıca konular

7 Kasım – 18 Kasım tarihleri arasında, 22. iklim zirvesi (COP22) Marakeş, Fas’ta gerçekleştirilmiştir. BM İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması (UNFCCC) kapsamındaki 197 ülke, bu zirveye katılmıştır. Bir önceki iklim zirvesinin (COP21) sonrasında, Fas’taki iklim zirvesinin tarihi önem taşıyan Paris Anlaşmasının uygulamaya geçirilmesine odaklanması beklenmekteydi. Her ne kadar zirvenin başlangıcında Trump’ın başkan seçilmesi konferansa bir miktar gölge düşürmüş olsa da, tüm ülkelerden gelen diplomatlar, iklim değişikliği müzakerelerini sürdürmüştür. Fas Dışişleri Bakanı ve aynı zamanda bu iklim zirvesinin de Başkanlığını yürüten Salaheddine Mezouar şöyle demiştir: “Paris Anlaşması, 190’dan fazla ülke tarafından imzalanmıştır ve halihazırda 100’den fazlası tarafından onanmıştır. Bir ülke anlaşmadan çekilmeye karar verse dahi, günümüz toplumunda var olan küresel iklim değişikliği ivmesinde çok fazla bir şey değiştirmeyecektir.”

COP22’deki iklim değişikliği müzakerelerinin ilk haftasında Mezouar, seçilen ülkelere bir taslak doküman dağıtmıştır. ‘Marakeş Çağrısı’, adıyla anılan dokümanı imzalayan ülkeleri iklim eylemi hedeflerini arttırma yükümlülüğü altına sokmaktadır. Ancak bu taslak doküman, içindeki ifadeler yüzünden özellikle de gelişmekte olan ülkeler tarafından pek iyi karşılanmamıştır. Temel endişeler, Marakeş Çağrısı ve Paris Anlaşması metinleri arasındaki tutarsızlıklar ve gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında Ortak Fakat Farklılaştırılmış Sorumluluklar (CBDR) prensibine odaklanılmamış olmasıdır. Yoğun eleştiriler neticesinde Marakeş çağrısı yeniden yazılmıştır. Sonunda 190 ülke bu dokümanı imzalamıştır ve artık bu doküman ‘Marakeş Eylem Bildirgesi’ olarak adlandırılmaktadır. Bu mutabakatı imzalayarak katılımcı ülkeler, iklim eyleminin yüksek önceliğini korumaya devam ettiğine dair, dış dünyaya karşı güçlü bir sinyal vermek istemektedirler.

COP22’den dikkat çekici birkaç diğer konu daha bulunmaktadır:

  • Gelişmekte olan 48 ülke, sera gazı emisyonlarını ciddi ölçüde azaltmayı ve %100 yenilenebilir enerjiye geçmeyi taahhüt etmiştir. Bangladeş, Etiyopya, Filipinler ve birkaç ülke daha, 1,5°C hedefine paralel olarak 2050 yılında ‘sıfır karbonlu’ olma hedefini paylaşmaktadır.
  • Avustralya ve Birleşik Krallık, Paris Anlaşmasını onamıştır.
  • Endonezya, Kolombiya ve Brezilya, ormanları korumak için önemli ilave tedbirler almıştır.
  • Afrika, yenilenebilir enerji girişimi başlatacaktır. 2020 itibariyle kıtada 10 GW ilave yenilenebilir enerji kapasitesi olması hedeflenmektedir.

Gelişmiş ülkeler, 2020 itibariyle, gelişmekte olan ülkeler tarafından iklim eylemini finanse etmek için 100 milyar ABD doları katkıda bulunma hedefini teyit etmişlerdir. Daha önceden Ekim’de, OECD tarafından rapor yayınlanmış ve bu raporda, 100 milyar hedefinin 2020’ye kadar erişilemeyeceği kanaatine yer verilmekteydi. Şimdiye kadar sadece 10 milyar ABD doları toplanmıştır. Avustralya ve Birleşik Krallık, 100 milyara ulaşmaya yönelik için bir yol haritası yayınlamıştır.

Kaynak resim: http://www.cop22-morocco.com/

Bu makalenin yazımında yazarlar, Hollanda emisyon kurumu haber bülteni için hazırlanmış benzer bir makaleden faydalanmışlardır.