Değer zincirinde karbon fiyatlandırmasına ilişkin yeni araştırma

Birçok karbon fiyatlandırma tartışması genelde spesifik bir yetki alanı, şirket veya sektör içerisinde analiz yaparken iklim değişikliği bahsi geçen tüm unsurları etkilediği için Ecofys ve Generation Foundation tarafından gerçekleştirilen çalışma, tüm yetki alanları, şirketler ve sektörler genelinde entegre bir görünüm sunmaktadır. Böylece, karbon fiyatlandırmasının bölgeler ve sektörler arasında küresel değer zincirlerini nasıl etkilediği konusu detaylarıyla açıklanmıştır.  Bu çalışma, bu iki kuruluş arasında oluşturulmuş olan üç yıllık Karbon Fiyatlandırması Açılımı araştırma ortaklığının ilk çalışmasıdır. Araştırmacılar, sera gazı verimliliği terimini, emisyon birimi başına üretilen değer miktarını göstermek amacıyla tanımlamış olup, karbon fiyatlandırmasının sera gazı verimliliğinde bir artışa nasıl şekillerde yol açabileceğini irdelemektedir. Çalışma, 2050 itibariyle küresel ısınmayı 2°C’de sınırlamak için sera gazı verimliliğinde yılda %4-6’lık bir artışın gerekeceğini tespit etmiştir. Paris Anlaşmasında öngörüldüğü gibi 1,5°C hedefine ulaşmak için ise, daha yüksek bir yıllık artış gerekli olacaktır.

Çalışma sırasında Ecofys ve Generation Foundation, Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesiyle ve PBL Hollanda Çevre Değerlendirme Kurumuyla işbirliği yapmıştır. Araştırmacılar karbon fiyatını, 2°C hedefine ulaşmak için IPCC ve IEA senaryolarına göre gereken karbon fiyatı olan 100 ABD$/ ton CO2e olarak varsaymıştır. Gıda, barınak ve mobilite dahil olmak üzere farklı tüketim türlerindeki fiyat artışlarını belirlemek için küresel değer zincirlerini analiz etmişlerdir. Varsayılan karbon fiyatı günümüzün fiyatlarına göre nispi olarak yüksekse de, tüketimin çok daha pahalı olması gerekmeyebilir. Ecofys Baş Danışmanı ve çalışmanın baş yazarlarından biri olan Maarten Neelis “Paris Anlaşmasının tipik ortalama küresel tüketim paternleri üzerinde ciddi bir etkisi olması gerekemez zira nihai tüketici fiyatları üzerindeki etki göreli olarak düşüktür,” demiş ve “Elektrik, ısınma ve pişirme için yakıt kullanımı ise istisna teşkil etmektedir çünkü bu alanlarda etkiler daha dikkat çekici olabilir” diye eklemiştir.

Tüketim kategorilerindeki ortalama fiyat artışlarının nispi olarak düşük olmasına rağmen küresel karbon fiyatı, tüketicilerin tüketim kategorileri içerisinde daha sürdürülebilir alternatifleri seçmelerine yol açabilir. Çalışmada, gıda sektörüne bakıldığında çeşitli değer zincirlerinde sera gazı verimliliği açısından ciddi farklar bulunduğunu ortaya koymuştur. Örneğin sebze ürün değer zincirleri, et ve balık değer zincirlerine göre çok daha yüksek sera gazı verimliliğine sahiptir. Gelir itibariyle nötr bir sistem varsayıldığında, küresel bir karbon fiyatının et ve balık ürünlerinde fiyat artışlarına, sebze ürünlerinde ise fiyat ucuzlamalarına yol açması beklenir. Araştırmacılar, diğer tüketim kategoriler için de benzeri eğilimler tespit etmiştir. Ecofys Analisti Maurice Quant “Bir diğer örnek, mobilitedir. Havayoluyla ulaşım daha pahalı hale gelirken, demiryolu hizmetleri ucuzlayacaktır. Böylece tüketiciler, Paris hedefine ulaşmak için gereken emisyon azaltımlarını hayata geçirmede önemli bir rol oynayabilir,” dedi.

Karbon fiyatlandırma politikaları için daha fazla tavsiye ve etki incelemeleri için rapor’a buradan ulaşabilirsiniz.