Güney Afrika Yenilikçi Karbon Vergisini Hayata Geçiriyor

Paris İklim Anlaşması, 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girmiş, küresel ortalama sıcaklık artışlarını 1,5°C ile sınırlama yönündeki uluslararası taahhüdün altını çizmiştir. Bu yaklaşım dahilinde ülkelerin ferdi olarak ulaşacağı katkılar, kendi Ulusal Katkı Niyetlerinde (INDC) tarif edilmektedir. Bu INDC’ler, her bir ülkenin gerçekleştirmeyi hedeflediği faaliyetleri ana hatlarıyla açıklamaktadır. Günümüze dek 162 adet INDC hazırlanıp resmi olarak sunulmuştur. Bunların 90’dan fazlası emisyon ticareti sistemleri (ETS), karbon vergileri veya diğer karbon fiyatlandırma girişimleri için teklifleri içermektedir.

Birçok karbon fiyatlandırma sistemi halihazırda yürürlüktedir veya planlama aşamasındadır. 2016 itibariyle yaklaşık 40 adet yetki alanı ve dünyanın en büyük on ekonomisinden yedisini içeren 20’den fazla şehir, eyalet ve bölge, karbona bir fiyat getirmektedir.

Karbon vergileri birçok ülke için önemli bir rol oynamaktadır. Güney Afrika’nın 2017’de yürürlüğe koymayı planladığı sistem, karbon vergisinin karbon emisyon azaltım ihtiyaçlarını, ekonomik kalkınmayı ve en hassas konumdaki vatandaşlar için desteği dengeleyen bir biçimde uygulanabileceğine dair ilgi çekici bir örnek oluşturmaktadır. Vergi, kullanılan yakıtın karbon içeriğine dayalı olan bir yakıt girdi vergisi olacaktır ve hem yakıt yakılması hem de enerji dışı sanayiden kaynaklı proses emisyonlarını ve ayrıca ulaşım faaliyetlerini kapsayacaktır; bu da toplam emisyonların %80’ine tekabül etmektedir. Bu bağlamda birçok ETS sistemiyle benzerlik oluşturmaktadır.

Vergi tasarımı, bir dizi muafiyet ve tahsisatı bünyesinde barındırmaktadır. Muafiyetler, vergiden mükellef olmayan faaliyetlerdir. Tahsisatlar ise, vergilendirilebilir mükellefiyetin ödenmeyecek olan kısımlarını teşkil eder. Tahsisatlar, sistemin yürürlüğe konma sürecini yumuşatmak ve ticarete maruz sanayileri korumak için kullanılmaktadır.

Muafiyetler ve tahsisatların ne şekilde tatbik edildiği aşağıdaki şekilde gösterilmektedir. Hem vergi tarafından kapsanan hem de tahsisat eşik değerinin üzerinde kalan faaliyetler, karbon fiyatını ödemekle yükümlü olacaktır.

 

b4h3

Kaynak: Milli Hazine Bakanlığı, Güney Afrika Cumhuriyeti, Karbon Denkleştirmeleri Makalesi 2014

Katılımcılar, vergi mesuliyetlerinin %10’una karşılık denkleştirme kullanabilmektedir. Bir karbon denkleştirmesi, genellikle projeler sayesinde elde edilen, sera gazının ölçülebilir şekilde önlenmesi, azaltımı veya tutulması şeklinde tanımlanabilir. Yukarıda yer alan şekil, sistem için başta önerildiği şekilde, vergilendirilmeyen faaliyetlerden üretilen ancak vergi mesuliyetlerinden mahsup edilmek üzere kullanılan denkleştirmeleri göstermektedir.

Karbon vergisi ile elde edilen gelirler, daha fazla emisyon azaltımını teşvik etmek ve vergiden etkilenenleri desteklemek için kullanılacaktır. Bu gelir kullanım mekanizmaları özellikle önem taşır. Zira bunlar, Güney Afrika dahilindeki verginin ve ekonomik büyümenin önündeki engellerin gerileyici etkilerinin üzerine eğilmektedir. Temel tedbirler şu şekildedir:

  • Bir enerji verimliliği vergi teşvikine finansman sağlanması
  • Elektrik vergisinde indirim
  • Çatı tipi güneş panellerinden üretilen enerji için vergi indirimi
  • Düşük gelirli haneler için ücretsiz temel elektrik için ilave yardım
  • Toplu taşıma için ilave tahsisler ve nakliyenin bir kısmının karayolundan demiryoluna kaydırılmasını teşvik edecek önlemler.

Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı (PMR) Projesi kapsamında Türkiye için sera gazı azaltımına yönelik potansiyel yeni politika seçeneklerinin geliştirilmesine ilişkin bir çalışma yürütülmektedir. Bu çalışma, Türkiye’de karbon vergisi potansiyelini irdeleyecek ve Güney Afrika’daki karbon vergisi dahil olmak üzere uluslararası örneklerden faydalanacaktır.