Karbon fiyatlandırması için ivme devam ediyor

Dünya Bankası, Ecofys ve Vivid Economics’in işbirliği ile hazırlanmış olan “Karbon Fiyatlandırmasının Durumu ve Eğilimleri” raporunun 2016 yılı basımı, karbon fiyatlandırma konusundaki ivmenin artmaya devam ettiğini göstermektedir. 2015 yılında Paris’te kabul edilen tarihi önem taşıyan iklim anlaşmasının ardından karbon fiyatlandırması, ülkelerin emisyon azaltım taahhütlerini yerine getirmesinde gittikçe artan bir rol üstlenecektir. Küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık %58’ini oluşturan yaklaşık 100 taraf ülke, Ulusal Katkı Niyetlerinde (INDC) karbon fiyatlandırma girişimlerini düşündüğünü veya planladığını dile getirmiştir.

Yaklaşık 40 ülke ve 20’den fazla şehir, eyalet ve bölge halihazırda karbona bir fiyat biçmektedir. Bu, yaklaşık 7 gigaton karbon dioksit eşdeğeri (GtCO2e) ya da küresel sera gazı emisyonlarının %13 kadarına eşit bir toplam kapsama anlamına gelmektedir. Karbon fiyatlandırma girişimlerinin küresel emisyonlar üzerindeki kapsaması, son on yıl içerisinde üç kat artış sergilemiştir.

2016 yılında iki adet yeni karbon fiyatlandırma girişiminin başlatılmıştır: British Columbia, karbon vergisinin yanı sıra sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerinden çıkan emisyonlara bir fiyat getirmiştir; Avustralya ise, Emisyon Azaltım Fonu için bir koruma mekanizmasını devreye sokmuş ve bu mekanizmada, belirlenmiş sınırlarını aşan yüksek emisyon salan tesislere, bu fazla emisyonları denkleştirme mecburiyeti getirmiştir. Ayrıca bölgesel seviyede de yeni karbon fiyatlandırma gelişmeleri gözlemlenmiştir: Meksika, Kuzey Amerika karbon piyasasına ilgi duyduğunu dile getirmiş, Pasifik Ortaklığı bağlamında karbon fiyatlandırma görüşmeleri başlatılmıştır.

2017 yılı tek bir yılda karbon fiyatlandırması girişimleriyle kapsanan küresel emisyon payındaki artış açısından en yüksek rakama tanık olabilir. Eğer Çin’in ulusal ETS’si açıklandığı gibi 2017 yılında yürürlüğe girerse, ilk resmi olmayan tahminler, karbon fiyatlandırma girişimleri tarafından kapsanan emisyonların potansiyel olarak küresel sera gazı emisyonlarının %13’ünden %20 ila 25’ine kadar yükselebileceğini göstermektedir. Çin’in ulusal ETS’si, AB ETS’yi de geride bırakarak dünyadaki en büyük karbon fiyatlandırma girişimi olacaktır. Önümüzdeki yıl içerisinde devreye girmesi planlanan diğer girişimler arasında Ontario ETS ve Alberta ETS’lerinin yanı sıra Şili’de ve Güney Afrika’da uygulamaya girecek olan karbon vergisi yer almaktadır. Buna ek olarak Fransa da 2017 yılında karbon fiyat tabanını uygulamaya sokmayı planlamaktadır; Meksika, Şili ve Kolombiya da ETS kurmayı düşünmektedir.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Raporda ayrıca olası bir uluslararası karbon piyasasının faydaları incelenmekte, engellerin aşılmasına yönelik yöntemler tartışılmakta ve muhtemel bir geçiş senaryosu sunulmaktadır.

*Sayılarla karbon fiyatlandırması (Kaynak: 2016 Karbon Fiyatlandırmasının Durumu ve Eğilimleri. Dünya Bankası, Ecofys ve Vivid Economics. Ekim 2016.)